Biorezonans ile Sigara Tedavisi

Biorezonans terapisi ile tek seansta sigara bırakma

Sigara bağımlılığınızı aşamıyorsanız dünyada 40, Türkiye’de ise yaklaşık 15 yıldır kullanılmakta olan biorezonans terapisiyle tanışma zamanınız gelmiş demektir.

Biorezonans terapisi hemen her hastalıkta tedaviye yardımcı, iyileşmeyi hızlandırıcı ve hayat kalitesini artırıcı etki göstermesi nedeniyle kullanılabilir. Hastalıklar her insanda farklı özellikler gösterir. Bu nedenle kişinin frekansları kullanılarak yapılan terapiler “kişiye özel” bir tedavi olarak gerçekleşmektedir.

Biorezonans terapisi hastalık nedeni olan sağlıksız frekansların vücuttan kaldırılmasını ve böylece vücudun kendi kendini iyileştirme potansiyelini aktive etmeyi hedefler. Vücut moleküllerinin yaydığı frekansların her biri uyumlu (sağlıklı) ve uyumsuz (sağlıksız) parçalardan oluşan tipik bir spektruma sahiptir.

Biorezonans cihazı, vücudumuzdaki hücre, doku ve organların doğal olarak yaydığı sağlıklı veya hastalıklı elektromanyetik frekansları tespit eder. Bunları tedavi edici frekanslar haline getirip elektrotlar ve manyetik minder aracılığıyla vücuda geri verir. Böylece sağlıklı frekanslar güçlendirilirken sağlıksız yani hastalık üretme potansiyeli olan frekansların ters çevrilerek vücuda uygulanmasıyla iyileşme sağlanır.

Biorezonans terapisi vücuttaki nikotin frekansı bilgisini siler

Son yılların çok etkili tedavi yöntemlerinden biri olan biorezonans terapisiyle sigarayı bırakmak artık tek seansta mümkün olabilmektedir. Bu işlemin ilk ve en önemli basamağı, sigara bırakma kararının “kişi tarafından” verilmiş olmasıdır. Biorezonans terapisi uygulanacak kişinin istekli olması, sigaranın bırakılabilmesine çok önemli bir katkı sağlar.

Hastanın biorezonans terapisi başlamadan dört saat öncesine kadar kahve ve alkol içmemiş olması gerekir. Hastadan her zaman içtiği markadan son bir sigara içip izmarit ve külleri cam bir tüp içerisine koyması istenir. Biorezonans cihazının giriş kısmına hastanın içtiği son sigaranın izmariti ve külleri ile tükürük örneği yerleştirilir. Bu frekans kalıbı ters çevrilip 64 kat büyütülerek elektrotlar ve manyetik minder aracılığıyla vücuda geri verilir. Böylece vücuttaki sigara frekansının tersi uygulanıp sigara ve nikotinin frekansları silinmiş olur. 

Yaklaşık 60 dakika süren seans sırasında uygulanan frekanslar bir çipe ve suya yüklenir. Çip hastanın cildine yapıştırılır ve bir ay süreyle vücudunda taşıması istenir. Su ise her sigara içme arzusu veya düşüncesi akla geldiğinde az miktarda ağza alınarak 30 saniye kadar gargara yapılır ve yutulur.

Genellikle tek seanslık biorezonans terapisi yeterlidir. Biorezonans terapisinin sonunda sigara frekansları silinmiş olduğundan hastanın bünyesi sigarayı yabancı bir madde gibi algılamaya ve sigarayla daha önce hiç tanışmamış gibi davranmaya başlar. Sigaraya karşı tokluk ve isteksizlik oluşur, genellikle tiksinti hissedilir. İçme arzusu azalır veya yok olur. Terapi sonrasında nadiren bazı hastalarda bulantı ve kusma görülebilir. Nikotin ve diğer zararlı maddelerin vücuttan daha hızlı atılmasını sağlamak için hastalara günde 8 -10 bardak su içmesi önerilir.

Bazı hastalara bir aylık takip sürecinde ihtiyaç hissetmeleri halinde terapi tekrarı gerekebilir. Bu terapi sonrası sigara bağımlısının yeni -sigara içilmeyen- hayatının başlangıcıdır.